Zehirli Hayvanlar Kendi Zehirlerinden Nasıl Korunuyor?
Zehirli ok kurbağaları ve Papua Yeni Gine’de yaşayan iki renkli pitohui kuşları, bünyelerinde barındırdıkları ölümcül toksinlere rağmen kendi zehirlerinden zarar görmemektedir. Uzun süre bu...
Zehirli ok kurbağaları ve Papua Yeni Gine’de yaşayan iki renkli pitohui kuşları, bünyelerinde barındırdıkları ölümcül toksinlere rağmen kendi zehirlerinden zarar görmemektedir. Uzun süre bu canlıların zehirlerine tamamen bağışık olduğu düşünülse de, son araştırmalar genetik değişiklikler ve toksinleri etkisiz hale getiren özel protein mekanizmalarının rol oynadığını ortaya koymaktadır. Yılanlar gibi diğer zehirli türler ise bağışıklık sistemlerinin yanı sıra sindirim süreçleri sayesinde kimyasal silahlarının kurbanı olmaktan kurtulmaktadır.
Bir zehirli ok kurbağası, birkaç insanı öldürebilecek miktarda zehir taşır. Buna rağmen, toksik maddeler tüm vücudunu dolaşmasına rağmen hayvanın kendisine hiçbir zarar gelmez. Bu durumun açıklaması, uzun süredir zannedildiğinden çok daha karmaşıktır.
Ok Kurbağası Zehrini Nasıl Toplar?
Zehirli ok kurbağaları, zehirlerini kendi bünyelerinde üretmezler. Bu amfibiler; karıncalar, akarlar veya kırkayaklar gibi besinler yoluyla zehirli kimyasalları alır ve vücutlarında depolarlar. Esaret altında ise zehirlilik özelliklerini tamamen kaybederler. Özellikle korkunç zehirli ok kurbağası, dünyanın en zehirli hayvanlarından biridir; sinir zehri, kasları ve solunumu birkaç dakika içinde felç edebilir.
Bir Kuş Da Aynı Silahı Kullanıyor
Papua Yeni Gine’den iki renkli pitohui kuşu da benzer bir fenomene sahiptir. Kuşun derisi, tüyleri ve kasları, belirli zehirli ok kurbağalarıyla aynı zehri içermektedir. Kuş, bu maddeyi zehirli böcekler aracılığıyla alır. Beslenme menüsünde bu böceklerden ne kadar çok bulunursa, kuş o kadar zehirli hale gelir. Aynı zamanda bu durum, parazitlere karşı bir koruma sağlamaktadır.
Hayvanlar Kendilerini Neden Zehirlemez?
Araştırmacılar uzun süre boyunca bu türlerin kendi zehirlerine karşı basitçe bağışık olduğunu varsaymıştır. Aslında otontoksikasyon olarak bilinen duruma karşı farklı stratejiler mevcuttur. Bunlardan biri, zehrin hayati proteinlere bağlanmasını önleyen genetik değişikliklerdir. 2017 yılında yayımlanan bir çalışma, zehirli ok kurbağası türünde böyle bir mekanizmayı göstermiştir.
Olası Bir “Zehir Süngeri”
2021 yılında gerçekleştirilen bir çalışma, zehirli ok kurbağalarının ve iki renkli pitohui kuşlarının zehirlerini muhtemelen özel proteinler aracılığıyla zararsız hale getirdiğini öne sürmektedir. Bu proteinler bir “zehir süngeri” gibi çalışır: Toksik maddeler hayati süreçleri bozmadan önce onları bağlar. Yapılan testler, hayvanların kendi zehirlerine karşı tamamen bağışık olmadığını gösterdiğinden, sekestrasyon adı verilen bu süreç şu an için en muhtemel açıklama olarak kabul edilmektedir.
Diğer türler ise farklı stratejiler izlemektedir. Zehirli yılanlar kendi zehirlerine karşı büyük ölçüde bağışıklık taşır; ayrıca sindirim sırasında mide asidi yoluyla birçok zehirli protein etkisiz hale getirilir. Böylece bu hayvanlar da kendi kimyasal silahlarıyla yaşayabilir ve onun kurbanı olmazlar.


