Avrupa’nın Ormanları Karbondioksit Emme Kapçiliğini Kaybediyor: Bilim İnsanlarından AB İklim Planı İçin Uyarı
İspanya, Yunanistan, Portekiz ve Almanya’daki yıkıcı orman yangınları, büyük miktarda CO₂ depolayan ormanların yok olduğunu veya zayıfladığını gösterirken, araştırmacılar bu durumun...
İspanya, Yunanistan, Portekiz ve Almanya’daki yıkıcı orman yangınları, büyük miktarda CO₂ depolayan ormanların yok olduğunu veya zayıfladığını gösterirken, araştırmacılar bu durumun AB’nin iklim planının temel bir unsurunu tehlikeye attığını belirtiyor. 1985 ile 2023 yılları arasında Avrupa ormanlarında toplam 6,5 milyar ton biyokütle kaybı yaşandığını ortaya koyan yeni çalışmalar, mevcut trendlerin devam etmesi durumunda ormanların karbon yutak alanı olarak hedeflenen seviyelerin gerisinde kalacağını gösteriyor. Danimarka’nın Aarhus Üniversitesinden İklim Profesörü Jørgen E. Olesen mevcut iklim planının işlemediğini vurgularken, uzmanlar hedeflere ulaşılabilmesi için petrol, gaz ve kömür tüketiminin azaltılması gerektiğini ifade ediyor.
İspanya, Yunanistan, Portekiz ve Almanya’daki yıkıcı orman yangınlarının görüntüleri net bir gerçeği gözler önüne seriyor: Aslında büyük miktarda CO₂ depolayan ve bu sayede iklim hedeflerine ulaşılmasına yardımcı olması beklenen ormanlar yok oluyor veya zayıflıyor. Tam da bu nedenle araştırmacılar şimdi alarm zillerini çalıyor.
AB’nin İklim Planı Tehlikede
Yeni çalışmalar, Avrupa Birliği’nin iklim planının merkezi bir bileşenini şüpheye düşürüyor. Buna göre Avrupa’nın ormanları, karbondioksit emme yeteneğini giderek kaybediyor.
Danimarka’nın Aarhus Üniversitesinden iklim profesörü Jørgen E. Olesen, Danimarka gazetesi Jyllands-Posten’e yaptığı açıklamada, „Mevcut iklim planı çalışmıyor. Hedeflere ulaşmak istiyorsak bir şeyleri farklı yapmak zorundayız“ diyor.
AB, 2030 yılına kadar seragazı emisyonlarını yüzde 55 oranında azaltmayı ve 2050 yılına kadar iklim nötr hale gelmeyi hedefliyor. Bu süreçte ormanlar kilit bir rol oynuyor. Ancak planın tam da bu kısmı sarsıntı geçiriyor.
Milyarlarca Ton Biyokütle Kaybı
Münih Teknik Üniversitesi’nden araştırmacılar uydu verilerini inceleyerek çarpıcı bir sonuca ulaştı: 1985 ile 2023 yılları arasında Avrupa ormanlarında toplam 6,5 milyar ton biyokütle kaybı yaşandı. Bu durumun nedenleri arasında kuraklık, orman yangınları, fırtınalar, kereste üretimi ve zararlı istilaları yer alıyor.
Özellikle 2018 yılındaki aşırı kuraklığın ardından kayıp süreci hızlandı. Orta Avrupa’daki zayıflamış ağaçlar, kabuk böceklerine karşı daha savunmasız hale geldi ve bu böcekler birkaç hafta içinde tüm ağaçları öldürebiliyor. Milyonlarca ağaç halihazırda kurumuş durumda.
Çalışmanın yazarlarından Katja Kowalski, „Diğer çalışmalarla birlikte, artan doğal ‘rahatsızlıklar’ karşısında ormanların diğer sektörlerin CO₂ emisyonlarını dengeleyeceğine güvenemeyeceğimizi sonuçlarımız göstermektedir“ şeklinde konuşuyor.
İkinci bir çalışma ise Avrupa ormanlarının CO₂ emme kapasitesinin 2030 yılına kadar 2010 yılına kıyasla yüzde 39 oranında düşebileceği sonucuna varıyor. Söz konusu orman karbon yutak alanı (havadaki CO₂’yi alıp depolayan ormanlar), AB’nin hedeflediği değerin yüzde 27 altında kalmış olacak.
Doğal Dengesizlik ve Küresel Isınma
Ormanlar, iklim değişikliğini yavaşlatan esasi CO₂ depolama alanlarıdır. İklim değişikliği ve aşırı sıcak dalgaları nedeniyle kuraklıklar ve orman yangınları artmaktadır. Yangınlar, depolanan karbonu aniden CO₂ olarak serbest bırakmakta ve doğal karbon yutak alanlarını zayıflatarak küresel ısınmayı daha da hızlandırmaktadır.
Alternatif Tasarruf Önlemleri Gerekebilir
Kopenhag Üniversitesi’nden François Ritter, araştırmacılara göre üç milyar yeni ağaç dikmenin bile bu düşüşü telafi etmeye yetmeyeceğini belirterek, „Sonuçlarımız, mevcut eğilimler altında, AB’nin 2030 için mevcut planlamalarına dayanan orman karbon yutak alanına ulaşılmasının pek mümkün olmadığını göstermektedir“ açıklamasında bulunuyor.
Ormanların gelecekte planlandandan daha az CO₂ depolaması durumunda, AB’nin örneğin ulaşım sektörü gibi diğer alanlarda çok daha güçlü tasarruflar yapması gerekecek. Olesen için bu tartışma her şeyden önce bir gerçeği ortaya koyuyor: „En önemli –ve muhtemelen tek– strateji, petrol, gaz ve kömür tüketimini daha da azaltmaktır.“


