Meta’ya Karşı Kaliforniya’da Başlayan Dava Sürecinde Çocukların Ruh Sağlığı ve Sorumluluk Tartışmaları
Kaliforniya’da Meta hakkında, Facebook ve Instagram’ın çocukları bağımlı hale getirdiği ve ruh sağlığını olumsuz etkilediği iddialarıyla dev bir dava süreci başladı. Dava açan ABD...
Kaliforniya’da Meta hakkında, Facebook ve Instagram’ın çocukları bağımlı hale getirdiği ve ruh sağlığını olumsuz etkilediği iddialarıyla dev bir dava süreci başladı. Dava açan ABD eyaletleri, şirketin çocukların henüz tamamen gelişmemiş beyin yapılarından kasıtlı olarak faydalandığını savunurken, Meta’dan fonksiyonsellik kısıtlamaları ve milyarlarca dolarlık tazminat talep ediliyor. Salı günü başlayan duruşmalarda şirketin iş modeli ve yöneticilerin sorumlulukları ele alınırken, dava süreci 1990’lı yıllardaki tütün endüstrisi davalarıyla karşılaştırılıyor.
Oakland’da, 42 yaşındaki Mark Zuckerberg’e ve dijital devi Meta’ya karşı açılan devasa dava Kaliforniya’da başladı. Davacı ABD eyaletlerinin yönelttiği temel suçlama, Zuckerberg’in Facebook ve Instagram gibi platformlarının çocukları bağımlı ve ruhsal olarak hasta yaptığı yönünde.
Kaliforniya Başsavcı Yardımcısı Megan O’Neill, salı günü yaptığı açılış konuşmasında kasıt unsuruna dikkat çekerek, Meta’nın henüz tamamen gelişmemiş çocuk beyinlerinin işleyiş biçimini istismar ettiğini belirtti.
Zuckerberg İçin En Ağır Hukuki Süreç
Bu dava, Zuckerberg’in şirketi için ABD’deki ilk hukuki mücadele değil; ancak muhtemel en ağır sonuçlar doğurabilecek olanı niteliğini taşıyor. Birçok ABD eyaleti, Meta’nın özelliklerini sınırlandırmasını talep ederken, gündemde yaklaşık 173 milyar euro (200 milyar dolar) tutarında devasa bir para cezası da yer alıyor. Genel savcılar, etkilenen her çocuğun tazminat almaya hakkı bulunduğunu savunuyor.
Zuckerberg’in Rolü ve İş Modeli Hedefte
Duruşmanın başlangıcında O’Neill, Meta’nın iş modelini şu dört temel nokta üzerinden sert bir şekilde eleştirdi: Kullanıcıları kendine bağlamak, onları mümkün olduğunca uzun süre tutmak, verilerini toplamak ve ardından gerçeği kamuoyundan gizlemek. Somut olarak, sonsuz kaydırma (endless scrolling), sürekli bildirimler ve “beğeni” sayılarının psikolojik bağımlılık yarattığı ifade edildi. Eylül ayında Zuckerberg’in kendisinin de sorgulanması planlanıyor. Şirket ise tek bir hizmetin çocukların ruh sağlığını etkileyemeyeceğini savunuyor.
Tütün Endüstrisi Davalarıyla Karşılaştırma
Şirket kurucusunun şahsen sorumlu tutulup tutulamayacağı şu an için belirsizliğini koruyor. Ancak dava dosyasında yer alan 2015 yılına ait bir e-posta, Zuckerberg açısından risk teşkil edebilir. İddiaya göre Zuckerberg bu e-postada, kullanıcıların sosyal ağlara daha uzun süre bağlanmasını talep etmişti. Buna karşın, 2021 yılında Kongre önünde gerçekleştirdiği bir duruşmada tam olarak bunu reddettiği belirtiliyor. Mahkeme için en belirleyici hususun, şirketin olası sağlık risklerini bilip bilmediği ve bunları gizleyip gizlemediği olması bekleniyor.
Gözlemciler, sürecin başında 1990’lardaki büyük tütün endüstrisi davalarıyla benzerlikler kurdu; tütün şirketleri de kendi araştırmaları aksini gösterdiği halde tütün dumanının zararlı olmadığını iddia etmişti.


