Brüksel’den Yeni Dijital Sınır Güvenliği Sistemi İçin Olumlu Değerlendirme
Brüksel, yaklaşık 300 gündür yürürlükte olan yeni AB sınır sistemi (EES) için olumlu bir bilanço çıkardı. Bu süre zarfında yaklaşık 160 milyon yolcu kaydedilirken, 50.000’den fazla kişinin...
Brüksel, yaklaşık 300 gündür yürürlükte olan yeni AB sınır sistemi (EES) için olumlu bir bilanço çıkardı. Bu süre zarfında yaklaşık 160 milyon yolcu kaydedilirken, 50.000’den fazla kişinin sınırda geçişi engellendi; bunlar arasında terör ve insan kaçakçılığı şüphelisi 1.500 güvenlik riski de bulunuyor. AB İçişleri ve Göç Komiseri Magnus Brunner, sistemin dünyanın en modern sınır koruma sistemi olduğunu belirtti.
Brüksel – AB, yeni dijital sınır güvenliği konusunda olumlu bir bilanço çıkarıyor! Yaklaşık 300 gündür kullanımda olan yeni AB sınır sistemi (EES) kapsamında neredeyse 160 milyon yolcu kaydedildi ve 50.000’den fazla insan sınırda durduruldu. Bunların arasında terör ve kaçakçılık şüphelisi olarak değerlendirilen, güvenlik riski taşıyan 1.500 kişi yer alıyor.
AB İçişleri Komiseri Magnus Brunner (54), sistemi on binlerce yasadışı girişimi çoktan engellemiş olan “dünyanın en modern sınır koruma sistemi” olarak nitelendiriyor. Aynı zamanda AB İçişleri ve Göç Komiseri Magnus Brunner (54), Almanya’ya dikkat çekerek, burada bir EES kaydının AB genelindeki 70 saniye yerine ortalama sadece 30 sürdüğünü belirtiyor.
KONTROLLER NASIL ÇALIŞIYOR
EES, son yılların Avrupa dış sınırlarına yönelik en büyük reformlarından biri konumunda. 29 Schengen ülkesindeki 1.500 sınır geçiş noktasında, AB dışından gelen her yolcu parmak izi ve yüz taraması ile dijital olarak kaydediliyor. Bu sayede kimlik sahtecilerinin, birden fazla pasak kullananların veya sahte belge ibraz edenlerin daha kolay tespit edilmesi amaçlanıyor.
Rakamlarla EES AB sınır sistemi: Yaklaşık 300 gündür kullanımda, Neredeyse 160 milyon kayıtlı giriş ve çıkış, Haftada 3 milyondan fazla sınır geçişi, 50.000’in üzerinde reddedilen giriş, Güvenlik riski olarak tanımlanan yaklaşık 1.500 kişi, Ortalama kayıt süresi: 70 saniye, Frankfurt Havalimanı’nda biyometri dahil kısmen 30 saniye içinde, 29 Avrupa ülkesinde yaklaşık 1.500 sınır geçiş noktasında kullanım, Ön kayıt uygulaması “Travel to Europe” yaklaşık 1,6 milyon kez indirildi, Uygulama artık birkaç Avrupa ülkesinde kullanılıyor.
“AB’YE GİRİŞ KORUNMASI GEREKEN BİR AYRICALIKTIR”
Örneğin Romanya’da sahte isimle seyahat eden Moldovalı bir adam bu sayede yakalandı. Biyometrik karşılaştırma gerçek kimliğini ortaya çıkardı. Yapılan incelemede Avusturya makamlarının kendisini Avrupa tutuklama emriyle aradığı anlaşıldı. Kısa süre sonra gözaltına alındı.
Bu münferit bir vaka değil! Belçika’da makamlar sadece parmak izi kontrolleri sayesinde üç ay içinde 108 arama kaydı tespit etti. Bu vakaların yüzde 61’inde yolcuların sahte isimlerle seyahat ettiği belirtiliyor. Alman makamları da biyometrik verilerin daha önceki vize başvurularını veya diğer kimlikleri ortaya çıkardığı durumlardan raporlar sundu.
AB’nin bakış açısına göre sistemin gücü burada yatıyor. Eskiden pasaport damgası neredeyse hiçbir bilgi sunmazken, artık tüm Schengen bölgesinde giriş ve çıkışlara ilişkin dijital bir genel bakış elde ediliyor. AB Komiseri Brunner BİLD’e yaptığı açıklamada, “AB’ye giriş, korunması gereken bir ayrıcalıktır” dedi.
DAYANIKLILIK TESTİ: YAZ SEYAHAT TRAFİĞİ
Ancak büyük aktarma merkezlerinde eleştiriler de mevcut: Avrupalı havalimanları birliği ACI Europe, temmuz ayında yaz seyahat trafiğinde yaşanabilecek darboğazlar ve beş saate varan bekleme süreleri konusunda uyarıda bulundu. Sektör, Brüksel’i sistemin yüklerini küçümsemekle suçluyor.
İngiliz Financial Times gazetesinin bir analizi şunu gösteriyor: Frankfurt’ta temmuz ayındaki bekleme süresi ortalama 120 dakika sürdü; bu süre bir önceki yılın iki katıydı. Münih’te 31 yerine 60 dakikaya kadar çıktı. Amsterdam’da ise 80 yerine 120 dakikaya ulaştı.
AB bu duruma karşı çıkıyor: Bir kaydın ortalama 70 saniye sürdüğünü, Frankfurt’ta ise bu sürenin 30 saniyede bile gerçekleşebileceğini savunuyor. Komisyon ayrıca geçmişte birçok gecikmenin uçuş trafiğindeki yoğun saatlerden kaynaklandığına işaret etmişti. Projenin büyüklüğü göz önüne alındığında Brüksel’den yapılan açıklamada, böyle bir sistemin “her zaman optimizasyon potansiyeline sahip olduğu”, ancak önemli olan hususun üye devletlerin pratikte yaşananlardan ders çıkarması olduğu ifade edildi. Net sonuç ise şu: Yaz seyahat trafiğindeki ilk büyük dayanıklılık testi başarıyla geçildi.


