Almanya’da Gençlerin Yeni Kariyer Hedefi Özel Sektör Yerine Devlet Memurluğu
Almanya’da artan ekonomik belirsizlikler ve otomotiv sektöründeki küçülmeler, genç neslin kariyer tercihlerini kökten değiştiriyor. HDI-Versicherung tarafından yapılan araştırmaya göre, 25 yaş...
Almanya’da artan ekonomik belirsizlikler ve otomotiv sektöründeki küçülmeler, genç neslin kariyer tercihlerini kökten değiştiriyor. HDI-Versicherung tarafından yapılan araştırmaya göre, 25 yaş altı gençlerin yüzde 43’ü özel sektör yerine devlet hizmetinde çalışmayı tercih ediyor. Uzmanlar, devletin ekonomik büyüklüğünün ve memuriyetin sunduğu güvenliğin artmasını eleştirirken, bu durumun ülkenin üretim gücü ve yenilikçilik kapasitesi üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor.
Bugün pek çok iş artık eskisi kadar güvenli değil; ancak devlet güvencesi altındaki pozisyonlar bunun istisnasını oluşturuyor. Bu nedenle genç nesil, girişimci olmak yerine memuriyete yönelmeyi tercih ediyor. Peki, herkes güvenli limanlara sığındığında, devletin cömertçe dağıttığı refahı kim üretecek?
Hiçbir sektörde iş imkânları otomotiv endüstrisindeki kadar hızlı bir düşüş yaşamıyor. Uzun süredir sektörü yakından takip eden uzman Ferdinand Dudenhöffer, “Bu çığ daha yeni başlıyor” uyarısında bulunarak önümüzdeki yılların “zorlu” geçeceğini belirtiyor. Eskiden kesin gözüyle bakılan işler artık sallantılı bir zeminde duruyor. Dudenhöffer’e göre, işler yolunda gitse bile Alman otomotiv endüstrisindeki çalışan sayısı 2030 yılına kadar yaklaşık 500.000 kişiye gerileyecek ve sonrasında bu düşüş acımasızca devam edecek.
Devlette Mesleki Tatmin ve Güvence
Altın çağlar geride kaldı. Krizdeki ekonomiye güven kalmadığında ne yapmalı? Genç nesil bu sorunun yanıtını devlete sığınmakta buluyor. Tagesspiegel gazetesine konuşan 24 yaşında bir genç, gümrük memuru olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek bu işin kendisine emekliliğe kadar koruma ve huzurlu bir güvence sunduğunu, her zaman bu yolu seçeceğini ifade ediyor.
Bu durum kulağa sıradan gelebilir ancak bu genç yalnız değil. Güvenlik, Z Kuşağı için bir numaralı kariyer hedefi. Yapılan araştırmalar da bunu kanıtlıyor. HDI-Versicherung’un meslek araştırmasına göre, benzer bir işte 25 yaş altı bireylerin yüzde 43’ü devlet kurumlarında çalışmayı tercih ederken, özel sektörü seçenlerin oranı sadece yüzde 39’da kalıyor.
Girişim Yerine Devlet Koruması
Devlet, rekor gelirler ve rekor borçlarla beslenen güçlü bir aktöre dönüşmüş durumda. Z Kuşağı aslında tamamen rasyonel hareket ediyor: Paranın ve istihdamın olduğu yere gidiyor. Devlet büyümeye devam ediyor ve kamu kesiminde çalışan sayısı yaklaşık 5,5 milyon kişiye ulaştı. Yalnızca bir yıl içinde bu sayıya 95.000’den fazla kişi eklendi.
Almanya’da üretilen her iki oyun birinin kamu kasalarından geçmesi, devletin ekonomik performansın yarısından fazlasını tükettiğini gösteriyor. Eski Şansölye Helmut Kohl’ün “Devlet oranının yüzde 50 olduğu yerde sosyalizm başlar” sözü hatırlatılırken, uzmanlar aşırı memur sayısının ve rekor ödemelerin devlete yük bindirdiğini vurguluyor.
Akıllıca Uyum Sağlama ve “Almanya Sorunu”
Haftada 60 saat çalışıp yüksek vergi, bürokrasi ve iflas riskiyle uğraşmak yerine devlet desteğiyle geçinmek veya güvence aramak rasyonel bir tercih olarak görülüyor. Hatta sivil toplum kuruluşları dahi bağımsız kalmak yerine devlet desteğiyle yaşamayı tercih ediyor.
Otomotiv uzmanı Dudenhöffer, Almanya’nın küresel pazarda rekabet gücünü kaybettiğine dikkat çekerek bunu “Almanya sorunu” olarak nitelendiriyor: “Almanya’da otomotiv sektöründe bir saatlik işçilik maliyeti 65 euro iken Macaristan’da 18 euro ise, BMW ve Mercedes’in Macaristan’a gitmesine kimse şaşırmamalı.”
Refahı Kim Finanse Edecek?
Şirketler ve nitelikli uzmanlar koşulların kötüleşmesi nedeniyle ülkeyi terk ederken, gençlerin özel sektörden uzaklaşması inovasyon için gerekli nitelikli insan kaynağını azaltıyor. Sonuçta herkes devlet korumasına sığındığında kritik soru ortaya çıkıyor: Devletin dağıttığı refahı gelecekte kim üretecek? Üreten ve risk alan kesimlerin azalması ekonomik çöküşü kaçınılmaz kılarken, devlet maliyesindeki olası krizler en nihayetinde en güvenli görünen memuriyet kadrolarını da sarsacaktır.


