Alman Polis Sendikası Başkan Yardımcısına Doğu Almanya Dönemi İçin Ağır Suçlamalar
Berlin – Federal Polis Sendikası (GdP) Başkan Yardımcısı ve Federal Polis Ana Personel Konseyi Başkanı Sven Hüber hakkında, Doğu Almanya (DDR) sınır birliklerindeki geçmişi nedeniyle yeni ve ağır...
Berlin – Federal Polis Sendikası (GdP) Başkan Yardımcısı ve Federal Polis Ana Personel Konseyi Başkanı Sven Hüber hakkında, Doğu Almanya (DDR) sınır birliklerindeki geçmişi nedeniyle yeni ve ağır iddialar ortaya atıldı. “Apollo News” portalının haberine göre, 1980’lerin sonlarında Berlin sınır alayında siyasi subay olarak görev yapan Hüber, eski bir sınır muhafızının yeminli ifadelerine dayanılarak suçlanıyor. İddialar arasında sınır ihlal edenlerle ilgili ifadelerin savunulması ve bir mülteciye yönelik şiddet vakaları yer alırken, Hüber ve avukatları iddiaları reddetti.
Berlin – Federal Polis Sendikası (GdP) tartışmalı başkan yardımcısı ve Federal Polis Ana Personel Konseyi Başkanı Sven Hüber (62) hakkındaki tartışmalar yeni ve çarpıcı bir boyut kazandı. “Apollo News” portalı, uzun süredir federal polis memuru olarak görev yapan Hüber’ün Berlin Duvarı’ndaki DDR sınır birliklerinde subay olduğu döneme ilişkin ağır suçlamaları gündeme getirdi. Haberin temelini, eski bir DDR sınır askerinin noter tasdikli yeminli ifadeleri oluşturuyor.
1980’lerin sonlarında Hüber, bir Berlin sınır alayında siyasi subay ve bölge komutan yardımcısı olarak görev yapıyordu. Hüber, ağustos ayı ortalarında kaleme aldığı bir makalede, Saksonya-Anhalt eyaletinde bir AfD seçim zaferi durumunda iç OHAL ilan edilebileceğini ve polislerin direnmesi gerektiğinini öne sürmesiyle ülke çapında manşetlere çıkmıştı: “AfD’nin iktidarı ele geçirmesi hiçbir memuru anayasayı koruma yemininden muaf tutmaz, aksine.” Hüber, iç OHAL’in dahi gündeme gelebileceğini savunmuştu.
Sınır İhlal Edenleri “Yok Etmek” İddiası
Eski DDR sınır askeri Axel Krause, “Apollo” portalına yaptığı açıklamada, Hüber’ün o dönemde sınır ihlal edenlerin “izlenmesini, tutuklanmasını veya yok edilmesini” öngören formülasyonu savunduğunu belirtti. Krause’nin hatırladıklarına göre, ifade 1988’in başlarında değiştirilmesine rağmen Hüber, “yok etmek” kelimesinin hâlâ geçerliliği olduğunu savunarak eski ifadede ısrar etmişti.
Hüber, “Apollo” aracılığıyla yöneltilen tüm suçlamaları reddetti. Ancak portalın yazarları, altı sayfalık avukat mektubundan alıntı yapılmasına izin verilmediğini bildirdi.
Ağza Silah Sokma ve Kafaya Tekme İddiası
Özellikle bir diğer suçlama oldukça ağır nitelik taşıyor: Krause, “Apollo News”a verdiği demeçte, 1988 baharında bir DDR mültecisinin yakalandığı bir olayı aktardı. Hüber’ün o sırada nöbetçi subay olarak olay yerine geldiği belirtiliyor. Görgü tanığı, Hüber’ün yere sabitlenmiş olan adamın ağzına tabancasını soktuğunu gözlemlediğini öne sürdü. Krause, Hüber’ün silâhı tutuklunun ağzına soktuğu anı kendi gözleriyle görmediğini, bunu kendisine daha sonra bir silah arkadaşının anlattığını ifade etti. Buna karşılık, mültecinin yüzüne atılan sonraki tekmeleri ise kendi gözleriyle gördüğünü iddia etti.
Zaman Aşımı ve Belge Dayanakları
Görgü tanığının beyanları, otuz yılı aşkın süre önce gerçekleşen olaylara dair hafızasına dayanıyor. “Apollo News” ayrıca, tanığın ifadelerinin bazı bölümlerini desteklediği öne sürülen Stasi belgelerine dayanıyor. Portalın aktardığına göre, DDR araştırmacısı Hubertus Knabe (67), Krause’nin ifadelerini dosyalar aracılığıyla kısmen doğrulayabildi. Tanık Krause, bu iddiaları “Apollo”ya verdiği video röportajda da dile getirdi.
Bakanlıkta Şampanya ve Çiçeklerle Veda
Ortaya çıkan bu yeni araştırma, Hüber için elverişsiz bir zamanda geldi. AfD makalesi nedeniyle zaten eleştirilerin hedefinde olan GdP federal yönetimi, buna rağmen Hüber’ün arkasında durdu. Federal Başkan Jochen Kopelke (42) yardımcısını sert bir şekilde savundu. Aynı zamanda, Hüber’ün Wikipedia sayfasının GdP tarafından değiştirildiğini de kabul etti.
Özellikle dikkat çekici bir diğer detay ise Hüber’ün bu günlerde emekliye ayrılacak olması. Federal İçişleri Bakanlığı’ndan bir devlet sekreteri tarafından muhtemelen çiçekler ve şampanya eşliğinde başarılı hizmetlerinden dolayı törenle uğurlanması bekleniyor.
Siyasi Subaylar Ne Yapardı?
Siyasi subaylar sıradan üstler değildi. DDR’in silahlı organlarında –sınır birlikleri de dahil olmak üzere– SED’in ideolojik işlev sahipleri olarak kabul ediliyorlardı.
Görevleri arasında şunlar yer alıyordu: Siyasi eğitim kapsamında marksist-leninist ideolojinin ve SED parti çizgisinin aktarılması; itaate teşvik, birliğin denetlenmesi, Stasi ile iş birliği, sınır rejiminin haklı gösterilmesi ve DDR’in kapatılması ile iç Alman sınırındaki ateşli silah kullanımının ideolojik gerekçelendirilmesi.
Tarihçiler bu nedenle siyasi subayları SED yönetim sisteminin önemli sütunları olarak değerlendirmektedir. Görevleri yalnızca askeri disiplini sağlamak değil, her şeyden önce birliğin devlet partisi lehine siyasi kontrolünü elinde tutmaktı.


