Almanya’da Tren Çalışanına Yönelik Öldürücü Saldırının Ardından Demiryolu Sendikasından Grev Tehdidi
Şubat ayında bölgesel bir trende bilet kontrolü sırasında yolcu Ioanni V. tarafından öldürülen 36 yaşındaki tren görevlisi Serkan Çalar’ın ardından federal hükümetin daha sert yasalar sözü...
Şubat ayında bölgesel bir trende bilet kontrolü sırasında yolcu Ioanni V. tarafından öldürülen 36 yaşındaki tren görevlisi Serkan Çalar’ın ardından federal hükümetin daha sert yasalar sözü vermesine rağmen somut bir adım atılmadı. Demiryolu sendikası EVG, hükümetin bu duruşuna tepki göstererek tüm bölgesel trenlerde ülke çapında güvenlik grevi yapma tehdidinde bulundu. Milyonlarca yolcuyu etkilemesi beklenen olası grev öncesinde sendika, sert cezalar öngören yasa tasarısının bu yıl içinde Federal Meclis’e sunulmasını talep ediyor. Adalet Bakanlığı ise tasarının hükümet içi müzakere sürecinde olduğunu belirtti.
Şubat ayında bölgesel bir trende bilet kontrolü yapıldığı sırada 26 yaşındaki kaçak yolcu Ioanni V. tarafından öldürülen 36 yaşındaki tren görevlisi Serkan Çalar’ın katledilmesi büyük bir infiale yol açmıştı. Federal hükümet olay hemen ardından, demiryolu çalışanlarına yönelik saldırıların daha sert cezalandırılması için daha katı yasalar çıkarılacağı sözünü vermişti ancak o tarihten bu yana somut bir adım atılmadı.
Federal Hükümetin Sözleri ve Geciken Tasarı
Öldürücü saldırının hemen ardından düzenlenen Demiryolu Güvenlik Zirvesi’nde federal hükümet, çalışanlar için daha fazla koruma güvencesi vermişti. Plan kapsamında Adalet Bakanı Stefanie Hubig (57, SPD), sağlık çalışanları, itfaiyeciler, doktorlar ve bakım personeline yönelik saldırıların en az üç ay yerine en az altı ay hapis cezasıyla cezalandırılmasını öngören bir tasarı sunmuştu. Kurnazca düzenlenen ya da toplu saldırılar için ise en az bir yıl hapis cezası öngörülmüştü. Federal hükümet, bu ceza artışlarının özellikle tehlike altındaki bir meslek grubu olan tren görevlileri için de geçerli olacağını açıklamıştı.
Ancak sendikanın yaptığı tüm uyarılara rağmen Adalet Bakanı Stefanie Hubig’in sunduğu tasarı hükümet içi müzakerelerde takılı kaldı ve herhangi bir ilerleme kaydedilmedi.
Sendikadan Sert Tepki ve Grev Tehdidi
Yaşananlara tepki gösteren EVG Genel Başkanı Martin Burkert (61), BILD’e yaptığı açıklamada politikacılara sert sözlerle yüklendi: „Bir tren görevlisi yarım yıl önce görev başında öldürüldü ve siyaset cephesinden üzgün yüzler ile büyük laflar geldi ama icraat yapılmadı. Hükümet görevden kaçıyor, demiryolu çalışanları bunun bedelini sağlıklarıyla hatta canlarıyla ödüyor. Politikacılar Serkan’ı unuttu. Biz unutmadık.“ Burkert, sözlerini şöyle sürdürdü: „Tren personeline yönelik saldırılarda daha sert cezalar öngören söz verilmiş yasa bu yıl içinde Federal Meclis’e gelmeli, aksi takdirde ocak ayında işletmeyi felç edeceğiz.“
EVG işçi temsilcilerinin, DB Regio ve ODEG, Metronom, Eurobahn gibi özel bölgesel tren şirketlerindeki ocak ayı çalışma programlarını onaylamayacağı belirtildi. Bu durum, bölgesel taşımacılık personelinin ülke genelinde vardiyalarına başlayamaması anlamına gelebilir.
Çalışanların Güvenlik Endişeleri ve İstatistikler
DB Regio Genel İşçi Konseyi Başkanı Ralf Damde, BILD’e yaptığı açıklamada duruma tepki göstererek, „Artık yeter! İstatistiklere göre her gün sekiz meslektaşımız görev başında saldırıya uğruyor. Hiç kimse vardiyasından sağ salim eve dönüp dönemeyeceğini bilmiyor. Eğer yasa bakanlıkta tozlanmaya devam ederse, işçi temsilcileri olarak vardiya listelerinin onaylanmasını reddedeceğiz. Siyasetteki duraksama, trenlerin de durması anlamına gelecektir“ dedi.
Adalet Bakanlığı sözcüsü ise BILD’in soruları üzerine yaptığı açıklamada, „Yasa tasarısı hâlâ hükümet iç istişare aşamasındadır. Sonucun önüne geçmek istemem. Amacımız, Federal Meclis’in yasa tasarısını bu yıl içinde görüşmesi ve gerekirse onaylamasıdır“ ifadelerini kullandı. Bakanlık sözcüsü, tren görevlilerinin tasarıya dahil edilip edilmeyeceği konusunda ise herhangi bir açıklama yapmadı.
Sadece yılın ilk yarısında yerel taşımacılıkta demiryolu çalışanlarına yönelik yaklaşık 990 saldırı gerçekleştiği, bunun bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14’lük bir artış anlamına geldiği bildirildi.


